Anasayfa İletişim Üye Ol
 
lavaracı radyo
 
 
Lavaracı Radyo Kapalı
  yayın akışı               istek formu
 
 
şiirler
 
 
Beni SEN?
Dila Emral Aydın
Yazık Değil Mi ? Anlayana
Lutfi Develi
Toprak
Sudenur Haylazca
Kafa Çelmesi
mçe
Abd-Bop Dölü
Dursun özden
Bilir misin?
Suat Öney
Öznesiz Karga
Kadir Bıyıklı
Veda Kalıntıların
A.Vahap Dağkılıç
Türkümüzü Söyle Bana
Döndü Açıkgöz
kayıp ikiz
Gökhan Arslan
Kanatsız kuşlar korosu...
tufan genc
İçimde kalan
Ayşegül Yıldırım
Gülüşünde Keman İzi
Nefise Karataş
Hesap
özgül
Ellerin(d)e Düş(t)üm
Cem Tuncer
 
 
Facebook
 
 
 
 
lavaracı şairler
 
Heykel Oburu Mehmet Aksoy

Taşa, toprağa ve demire can veren DERVİŞ

Nevruz Bayramı’nda, her 21 Mart`ta; Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ ve öteki dostlarla; başka dünyaların insanı, göğüs kafesindeki delikten alev akan, ağız dolusu gülen, sevgisini sebil eyleyen güzel dost, imge yüklü ve yalın şiir duygusallığında ve konuşan-anlatan fotoğraf nesnelliğinde, düşsel ve içsel enerji yüklü azığını payalaşan yoleri, sonsuz ve zamansız evrende, yitik zaman ışığında, ateşli al atların süvarisi, taşa ve toprağa can verip onlarla dertleşen yaratıcı, Yayladağ, Toros ve Kaşkar Dağları kırsalının kardelenlerini koruyan beyaz örtü gibi savruk-dingin ve yabanıl yılkı tayın yelesini kıskandıran özgür saçları ile de; Aksakal bilge derviş, yaşama parmak atan, sevgide odaklanan sevi eri, aykırı-çılgın bir sanatçı ve bir heykel oburu olan Mehmet Aksoy’un Yontu Evi’nde buluşuruz. Lavaracıların Anavatanı Bekilli’den gelen Küp Şarabı kıvamında “Kutsal Ateş’ten atlayarak, döne döne, yan yana ve yana yana yaptığımız içsel yolculuğu unutamıyorum. Bu aykırı ve çılgın duyguların ürünü eserlerin yaratıcısı, İstanbul, Almanya, İngiltere ve Küba gibi pek çok yerde yontu sergileri açan ve çokça ödül sahibi olan Polenezköylü Heykeltıraş Mehmet Aksoy’un “İnsan Halleri” başlıklı sergisi Galeri Işık Teşvikiye’de açıldı. Sanatçının farklı boyutlarda, mermer, taş, bronz döküm olarak çalıştığı 30 heykelin yer aldığı sergi, 6 Mart Cumartesi gününe kadar ziyaret edilebiliyor. İstanbul Polenezköy’de bulunan ve piramit şeklinde bir uzay üssünü andıran Aksoy’un Yontu Atölyesi’nde fotoğraf, resim, çamur, seramik, demir, tunç, oniks ve ağaç yontuların yanı sıra; Atatürk, Nazım Hikmet, Onat Kutlar, Can Yücel, 1 Mayıs, Kızılderili ve Şaman heykelleri gibi özgün eserler yapan sanatçı Mehmet Aksoy, sergideki işlerini ve sanat hayatını şöyle anlattı: “Ben 45 senedir kendime sadık olmaya çalışıyorum. Sanatımla hayatım, düşüncelerim, duygularım, birebir olsun, örtüşsün istiyorum. Dünya sanat mirasını özümsemeye; Mısır, Asur, Hint Maya, Afrika sanatından el almaya çalışıyorum. Sanatın özünü bozmayan her türlü yeniliğe, tekniğe, teknolojiye açığım, yeter ki sonuç heykel olsun. İçimdeki sanatçı benle iyi geçinmeye çalışıyorum. Zor beğenir, zoru sever, hep neden olmasın der, hep yeni fikirlerle rüyalarıma girer, o kendine ihanet ettirmez, neşeli de olsam, üzgün de olsam o hep ordadır. O her durumu heykele dönüştürmek ister. Bana acımaz, beni, fizik gücümü, el becerimi, ustalığımı acımasızca kullanır, yorgunluk tanımaz, ayaklarım, dizlerim tutmasa bile çalış bitir şunu der. Bana çişimi bile unutturur, insafsız, zalim biri sanatçı egom var. Ben onun heykel hamalıyım, heykel havarisiyim. İşte böyle geçinip gidiyoruz” diye tanımlıyor.    

  Mehmet Aksoy kimdir?

1939`da, Hatay Yayladağ`nın Kesap kasabasında doğdu. İlk ve orta öğrenimini Yayladağ, Hatay, Tarsus ve Antakya`da yaptı. 1960 yılında İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi`nin Resim bölümüne girdi. Daha sonra Heykel bölümüne geçti ve 1961-1967 yılları arasında Prof. Şadi Çalık atölyesinde öğrenim gördü. Askerliğini yaptıktan sonra 1969-70 yıllarında aynı bölümde asistanlık yaptı ve bir devlet bursu alarak 1970`te Londra`ya gitti. Daha sonra Berlin`e geçti ve Hochschule der Künste`den 1977`de master derecesiyle mezun oldu. Berlin`de sanatçı topluluklarında ve politik etkinliklerde yer aldı. 1978`de Türkiye`ye dönerek 1980`e kadar İDGSA`da öğretim üyeliği yaptı. Şimdilerde ise,  İstanbul Polenezköy’deki kendi atölyesinde yeni ürünler veriyor.  

                      Ödülleri:
1966 Devlet Resim ve Heykel sergisi ödülü  
1970 Devlet Resim ve Heykel sergisi 1.lik ödülü
1979 Devlet Resim ve Heykel sergisi 1.lik ödülü
1982-1983 Luthar Platz Heykel yarışması 2.lik ödülü
1985 Bundengartenschen heykel yarışması 2.lik ödülü
1990 Ankara Sanat Kurumu Plastik Sanatlar dalında ``Yılın sanatçısı`` ödülü
1990 III. Asya-Avrupa Bienali büyük ödülü
1990 Plastik Sanatdalında Sedat Simavi Vakfı ödülü aldı.

Kaynak ve Fotoğraflar: www.dursunozden.com.tr

Dursun özden
02.03.2010 17:36:53
Facebook Paylaş
 
  
 
lavaracı şairler
 
Son 5 yorum
1 yorum yapıldı 
#1   Dursun özden 02.03.2010 17:57:09
 Lavaracıların Anavatanı Bekilli’den gelen Küp Şarabı kıvamında “Kutsal Ateş’ten atlayarak...
Bu şiir için 1 yorum yapıldı
 
 
köşe yazıları
 
  
 
sayaç
 
 
Online Ziyaretçi: 4
Bugünki Ziyaretçiler:106
Dünki Ziyaretçiler:463
Sitemizi bugüne kadar
162399 Ziyaretçi 162399 Ziyaretçi 162399 Ziyaretçi 162399 Ziyaretçi 162399 Ziyaretçi 162399 Ziyaretçi
Kişi ziyaret etmiştir
 

 
Destek Ver - Reklam Ver
© 2009 lavaraci.com
Kullanım Koşulları
Tasarım : Savaş Serter